Deadpool 2 Film Eleştirisi

Ryan Reynolds çirkin ördek yavrusu olarak geri dönüyor.

İlk filmi sevdiyseniz, Deadpool 2 tam da ihtiyacınız olan şey olabilir. Ryan Reynolds'ın Marvel dünyasının çirkin ördek yavrusu olarak kabul edilen süper kahramanı Deadpool, ikinci filminde daha kanlı, daha komik ve daha kaotik bir hikayeyle geri dönüyor.

Deadpool 2, ilk filmin kaldığı yerden devam ediyor. Değişmiş/gelişmiş DNA yapısı sayesinde kendi kendini yenileme yeteneğine sahip olan Wade'in bu yeteneğinin sınırları olduğunu öğreniyoruz. Kız arkadaşı Vanessa'nın (Morena Baccarin) kendisini terketmesinin yol açtığı kalp kırıklığını yenemeyen sivri dilli kahramanımız soluğu Xavier'in mutant okulunda alır. Burada Russell (Julian Dennison) adlı kelimenin tam anlamıyla adalet için yanan, tosun gibi bir çocukla karşılaşır. Bu tosuncuk Deadpool'un kötülerle mücadele etmek için kurduğu ve kendilerinin de adıyla dalga geçtiği X-Force'un pek de uyumlu olmayan bir üyesi olacaktır.

Russell (Julian Dennison) - Deadpool 2

Russell (Julian Dennison) - Deadpool 2

X-Force ekibi üyelerinin arasındaki uyumsuzluk Deadpool 2'nin en önemli kozlarından biri. Kendi ifadesine göre süper gücü şanslı olmak olan Domino (Zazie Beetz) ve kelimenin tam anlamıyla hiçbir süper gücü olmayan ve yoldan geçerken X-Force mülakatına katılarak listeye giren Peter (Rob Delaney) bir süper kahraman filminin illa ki süper güçlerle ilgisi olmadığını mükemmel bir şekilde ispatlıyor. Filmin en komik sahnelerinden birkaçında bu karakterlerin imzası var. Deadpool da mizah anlamında her zaman taşı gediğine oturtmayı başarıyor. Bir dakika içinde söyleyeceği her kelime için bir dolar alacakmış gibi hızlı konuşan Wade hedefi hiç ıskalamıyor ve rakibine fırlattığı orantısız zeka ürünü esprileri yumruklarından daha etkili olabiliyor.

Cable (Josh Brolin) - Deadpool 2

Cable (Josh Brolin) - Deadpool 2

Kötü adam cephesinde güzel haberler var. Bu sene Yenilmezler: Sonsuzluk Savaşı'nda Thanos rolüyle Loki ve Killmonger gibi en sevilen kötü adamları aratmayan Josh Brolin, Cable adıyla ikinci kez kötü adam olarak izleyicinin karşısına çıkıyor. Vahşi, biyonik bir kola ve gözünün altında Nike logosuna benzer bir yara izine sahip olan Cable, bazı yanlışları düzeltmek için gelecekten gelir ancak Deadpool'un mıntıkasında icazet almadan hareket edemeyeceğini er geç öğrenecektir. Hikayenin gerisini sinema salonunda öğrenmek sürpriz bozan vermemek açısından daha doğru ancak şu kadarını söyleyelim Cable karikatürize bir kötü adam değil. Deadpool gibi seyircinin midesini pek de umursamayan, hatta seyirciyle konuşurken yapımcılarla bile dalga geçen bir filme yakışır bir kötü adam var karşımızda.

Salonu terkettikten sonra hikayenin büyük bir kısmını unutacaksınız. Yönetmen David Leitch ilk filmi yöneten Tim Miller'ın izinden giderek, beyaz perdede çizgi roman tadında bir hikaye anlatımını tercih ediyor. Kimi zaman karmaşık ve hızlı akan sahneler arasında geçiş yaparken bocalayabiliyorsunuz ancak Deadpool gibi muzır bir süper kahramandan huzurlu bir aile babası draması beklenmemesi gerektiğini hatırlayınca bundan rahatsızlık duymuyorsunuz. Ertesi sabah uyandığınızda filmi yeniden izlemek istediğinizi düşünürseniz sorun yok, çünkü Deadpool 2 yaramaz bir solucan gibi beyninizin kıvrımlarına yerleşebilen bir film.


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler:

 

 

BLOG COMMENTS POWERED BY DISQUS